top of page

İÇİMİZDEKİ SES : EGO

Merhaba minnoşum umarım iyisindir :) . Bu yazımın konusu ego kavramı olacak. Öz yazımdan sonra egoyu yazmam aslında tamamen bilinçli çünkü bu yolda ilk olarak yanlışlarımızı düzeltmeli ve kavramaların doğrularını öğrenmeliyiz. Daha sonra kendimizi arındırarak (kök inançlarda kurtulmak) rahatça spiritüel gelişimimize başlayabiliriz . Artık egoyu tanımaya başlayalım.

Doğum anımızdan 7,9 yaşımıza kadar bilinçaltımız aşırı aktiftir. Numerolojik açıdan bakarsak da ilk 9 yıl Hava (öğrenme ,analitik) yılındayızdır , bu da demek oluyor ki çevremizde olan her olay iyi ya da kötü bilinçaltımızda depolanır ve bilinçaltı olayları analiz edip bir ders çıkarır. Çocukken temellerini kurup yerini sağlamlaştıran bilinçaltı (hayatımızda farkındalığa ulaşmadıkça, sürekli bu işlemi yapar ama 0-9 yaş boş tuvale resim çizmek gibidir o yüzden daha etkilidir.)artık hayatımız boyunca belirli şeyler ile kendince bizi korumaya çalışır. Bu bir cümle, duygu olabilir örneğin : ^Çevremde insan olmazsa başıma kötü şeyler gelir.^ veya yalnız kaldığında kötü hisseden biri .Böyle bir inanca, hisse sahip kişi büyük ihtimalle yalnız kaldığı bir anda kötü bir olay yaşamıştır ve bir daha böyle bir olay ile karşılaşınca zarar görmeyeyim veya hazırlıklı olayım diye bilinçaltı kendisine, bir kalıp yaratmıştır .Bir duygu veya bir ses... İşte bu ses , bizimle çok kolay iletişime geçmek için yarattığı EGODUR.. Böylece Ego bizle konuşup deneyimlerimiz ile hayatımızı yönlendirir ve bunu yaparken iyi bir hayat veya mutluluk önemli değildir. Sadece hayatta kalmaya önem verir. İşte dünya programının zorluğu da budur.

ree

Ego yan taraftaki resimdeki gibi özünü örter ve sen sandığın : ^ben böyleyim, kişiliğim böyle^ dediğin kişiyi yaratır, potansiyelini baskılar. Sandığının aksine sadece bencillik ve kendinle övünmek değildir .İç sesim dediğin ve sen sandığındır .İyilik ve kötülük kavramlarını ortaya çıkarır. Hiç kimse ne kötü yaratılmıştır ne de kötüdür. Onlar kötü deneyimler yaşamış insanlardır .Burada ,belki neden bazı insanlar daha kötü bazıları daha iyi deneyimler yaşıyor? diye düşünebilirsin. İşte bu KARMA dır. Maalesef hayata geldiğimizde yaşadığımız şeyler sadece bu hayat ile ilgili değil .Geçmiş programlarımız da var ve onları da tamamlıyoruz .Herkes, aslında yaşaması gerekeni yaşıyor( başımıza gelenlerin hepsi çıkarmamız gereken bir derstir bilinçaltı ile istemsiz değil ,öz ile istemli ama buna sonraki yazılarımda değineceğim.) Bilinçaltından olumsuz bahsettik ama lütfen bilinçaltını sadece olumsuz düşüme , onu eğitebilirsin ve iyi şeyleri programlamasını sağlayabilirsin ama ilk önce tanımalısın. Belki kafan karışmış olabilir, şimdi gel beraber toparlayalım :

  • Özün ile dünyaya gelirsin (yaşam enerjimiz, yaratım gücümüz)

  • Hayata gelişin ile deneyimler yaşarsın örneğin: Çocukken ; bir bardak kırdın, bir anda ailende kavga çıktı ve büyüdü. SUÇLULUK duygusu... Bilinçaltı analiz etti ve dedi ki^ Bardak kırdım ve kavga çıktı ,benim yüzümden oldu bir daha böyle bir şey yaşamamalıyım çünkü üzüldüm. ^ Egoyu yaratır ve ego konuşmaya başlar .Bardağı kırmasaydım, kavga çıkmayacaktı .Benim yüzümden oldu. Benim yüzümden huzursuzluk çıktı...

  • Suçluluk duygusu kazanıldı .Deneyim tekrarlanmasın diye ilerleyen hayatında aklına ara ara gelmeye başladı ve işte yönlendirilmeye başlandın ve gittikçe frekansın düştü ve fizikselleştin.

  • Büyüdükçe deneyimler kazanıldı, egonun sesi arttı.

  • Endişe ,öfke ,anlayışsızlık, ,acı ,telaş ,hırs ,bencillik, stres, mutsuzluk başladı. İnsani duygu dediğimiz şeyin, egomuz olduğunu anlayamadık .Böyleyiz sandık ve artık özümüz (biz) aynı yukarıdaki resimdeki gibi bastırıldı.

  • Bedenimiz ve egomuz ile konuşmaya başladık: Özü ile hala bağlantılı olan insanlar ,aklına olumsuz düşünceler gelince: ^Ben kötü müyüm?^ Algısına kapıldı .Bazıları kabullenip çoktan kayboldu.

  • Kaybolanlar bu düşünceler benim dedi ve ^ kötü^ olduğunu düşünüp kabullendi veya kötü diye adlandırılmayan duyguları kabullenip hayatlarını daha zor yaptılar. Telaşlı, bencil ,hırslı ,egoist, değişmez, affedemez, takıntılı ... Ben buyum, ^İçimdeki ses de bu kalıp ile uyuyor. Tamamım. ^ dediler. Ama aslında egoları konuşuyordu.

  • İkilemde kalanlar, iyi kavramına uymak istediler ama başlarına olumsuz olaylar geldikçe anlamlandıramadılar. Ego kuvvetlenmeye başladıkça, ikilemleri arttı . Kararsızlıklar başladı ,bıkkınlıklar arttı çünkü içlerinde savaş vardı. Hala egoyu yenmeye çalışıyorlardı ama kavramları bilmedikleri için, ne yaptıklarını da bilmiyorlardı. Bunun sonucunda içlerindeki şeyi bunalmışlık , sıkkınlık ,daralma , kararsızlık hissi diye adlandırdılar ve yalnız kalamamaya başladılar çünkü içlerinde anlamlandıramadıkları bir şey vardı ve bu şey onları iyi hissettirmiyordu.


ree

Yukarıdaki iki örneğin dışında bir çok örnek var ve bunların hepsi çok doğal. Dünyanın sistemi böyle ama özün hala içinde yani oradasın potansiyelin ,inancın, mutluluğun açığa çıkmak için bekliyor. Onu yeniden açığa çıkarabilirsin Ego sabit kalmak ister, gitmek istemez ama hayatın içinde aklına gelen her ama her olumsuz düşünce ona ait. Aklına olumsuz düşünceler gelince veya içinde bir yerde sana iyi gelmediğini bildiğin o sesi, DUY . İçinden geliyor gibi davranma. Daha kolay olsun diye egoyu bir cisim gibi canlandırabilirsin ve onun söylediğini, duy lütfen . O konuşuyor sen değil .Mesela güzel bir iş yaptın ve içinden bir ses diyor ki ^karşımdakine söyleyeyim ki yaptığımı bilsin^ işte bir örnek egonun sesi .Bu sesleri algılayabilirsin çünkü bu senin sesin değil .

Mesela bir anne veya bir baba olabilirsin ve ^çocuğum şunu yapmazsa , başına kötü şeyler gelir; aman geleceği nasıl olur?^ diye endişeleniyorsun . İşte bu telaş sana ait değil çocuğunu sevmek ile onun hakkında endişelenmek çok ayrı kavramlar .Endişelerin deneyimlerinden kaynaklıdır. Bu deneyimleri ego yönetir ama sevgin işte o anlatılamazdır . O özünden yani senden gelir.

Bir başka örnek olarak : ^Hayatta başarılı olmalıyım yoksa sürünürüm.^ ne kadar üzücü bir cümle ve yine egomuzun sesi .

Ego gerçeği söylemez , kendince kazandığı inançlara bağlıdır ve sadece onları destekler . Ama bugün, çok güzel bir gün. Aa zor durumda görünüyor yardım edeyim. Sanırım şuna ihtiyacı var bir bakayım veya yolda yürüyorsun ve içinden bir ses geri dön dedi dön. Çünkü tebrikler özün ile bağlantı kuruldu. Mutluluk kapında..


Günlük hayatta egonun sözlerini bulmayı bir oyun haline getirebilirsin örneğin: ders çalışıyorsun veya bir işi hallediyorsun. Telaş , stres duygusu hissediyorsun. DUR ve düşün .İstiyorsan ^egom hoş geldin^ diyebilirsin ve egonun sana hissettirdiği duyguyu uzaktan bi izleyebilirsin. Gözünde onu bir dalga olarak canlandırabilirsin ,nasıl istiyorsan. Benim tavsiyem şu sözleri söylemen: Egom seni anlıyorum bazı deneyimlerden bu sonucu çıkardın ama şu an, bu andayım ve geçmişi değiştiremem .Ben her anımı affediyorum ve sevgi ile kucaklıyorum .Beni korumaya çalışıyorsun ,anlıyorum ama ben mutluluğu hissetmek istiyorum ,telaş güzel bir his değil mutluluksa çok keyifli. ve gözlerini kapat. Mutlu olan bir anına git. Ego gitmek istemeyebilir, aklına olumsuz düşünceler getirebilir onun ile savaşma. onu anla , izle ve ona sevgi göster. Sevgiye hiçbir şey karşı koyamaz .Değişimi kendin göreceksin.(öfke , kıskançlık, kin gibi duyguların hepsinde uygulayabilirsin)

Değişim hayatının her anında olabilir. Lütfen geç veya erken diye düşünme 60 yaşında 15 yaşında.... Yeter ki iste. Mutluluk asla geç kalınmış bir şey değildir. SAVAŞMA ,ANLA ,SEVGİ GÖSTER.

Yapamıyorum diyorsan sadece aynaya geç ve gül. Gülmenin suratına nasıl yakıştığını düşün. Öfkelenince gül. O hissi hissetsen bile ağzında o gülüş olsun öfkenin azaldığını göreceksin..

Kendini kendinden silip yeni kendini bulabilirsin. Dünya çok güzel bir yer. Her şey bizde bitiyor. Anahtar bizde ve açmaksa bir o kadar keyifli .


Sevgi ve mutluluk ile kalman dileği ile .Seni çok seviyorum. İstediğin zaman sorularını sorabilirsin. Asla çekinme lütfen, çok öpüyorum :)











Yorumlar


  • Instagram

©2021, Dalga Dönüşümü tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page